Ramazan-ı Şerif, Kur’ân Ayı ve Oruç
Gelişi ile müşerref ve mesrur olduğumuz Ramazan ayı, adeta on bir ayın sultanı hükmünde olan; en kıymetli, en faziletli, en çok sevap kazandıran ve âhirete manevî mahsuller yetiştirmek için en bereketli bir zamandır.
O kadar münbit bir zemindir ki her bir iyilik ve haseneye ya da her bir Kur’ân harfine sair vakitlerde on sevap yazılırken Ramazan’ın gündüz ve gecelerinde en az bire bin sevap verilmekte, hususen Kadir Gecesi olan yirmi yedinci gecesinde bire otuz bine kadar çıkmaktadır.
Kadir Gecesinin bin aydan yani 83 seneden daha hayırlı olduğunu bize Kur’ân bildirmektedir.(1) Ramazan ayını diğer aylardan bu derece üstün ve faziletli kılan, Rabbimizin ezelî kelâmı olan Kur’ân-ı Azim-üşşan’ın o ayda nazil olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm bize Ramazan ayını tarif ederken, “Ramazan...
Üç Aylar ve Gafletten Kurtuluş
Cenâb-ı Allah, Tebâreke Sûresi 2. âyetinde “Hanginiz amelce daha güzeldir diye sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yarattı.” buyurduğu üzere insanın bu dünyaya gönderilişinden gaye imtihan olmaktır. Kim hayırlı işlerle, güzel bir ömür sürerse imtihanı kazanacak ve ebedî tükenmez bir saadete kavuşacaktır. Kim de nefis ve şeytana uyarak gaflete dalıp şerli işler yaparsa imtihanı kaybedecek ve cezasını da görecektir.
Bu imtihanı kaybetmek veya kazanmak meselesi her şeyin üzerinde en büyük bir mesele iken gaflet sebebiyle, insanların çoğu, ebedî dünyada kalacakmış gibi yaşayarak âhiret için hiçbir hazırlık...
Allah'ın Seçtiği Aylar
Kalbi hüşyar olanların manevî iklimlere seyahat edecekleri mevsimlerdir üç aylar…
Ruhların manevî iflas ve kaybedişlerle sancı çekmesine bedel Allah’ın kullarına şefkati, ihsanı, fırsatı ve manevî kâr zamanıdır bu seçilmiş aylar…
Hoş gel, dolu gel, kârlarla, müjdelerle, duâlarla gel Âlem-i İslam’a ey şuhûr-u selase!
Regaibinde, ihsanlara, ikramlara uğrayalım…
Miraç’ında, ulvi hislerle ruhlarımız terakki etsin,
Beraat’ında, kudsî senelik mukadderat çekirdeğimiz, hayırlı meyvelerle ekilsin,
Leyle-i kadrinde, Allah bizi öyle temizlesin ki, tekrarı...
Hoşgeldin Ey Rahmet Mevsimi!
Seksen küsur sene bir ömr-ü ma’nevîyi sizlere kazandıracak olan şuhûr-u selâse-i mübârekeyi ve bilhassa bu geceki Leyle-i Regâib'i tebrik ediyoruz.
(Kastamonu Lâhikası, 96)
Bu şuhûr-u selâse, seksen küsur sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücahidler, onu kazanmaya çalışacaksınız. Cenâb-ı Hak her bir gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi’rac ve Leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymetdar eylesin, âmîn.
(Kastamonu Lâhikası, 55)
Cenâb-ı Hakk’a hudutsuz şükürler olsun ki bizlere tekrar şuhûr-u selâseyi (üç ayları) görmeyi nasib etti. Feyiz, bereket ve mağfiret...
İbadet Hakkında Üç Mühim Soru
İbadet Edemeyenler Neden Edemiyor?
Allah'ın insanı yaratmakdaki muradı, kendisine kulluk etmesidir. Fakat bu, Allah'ın muradı olduğu gibi, insanın kendi isteğiyle ibadet etmesi de Allah'ın muradıdır. Yani insanlar, melekler gibi seçme şansı olmaksızın ibadet edecek bir yaratılışta yaratılmamışlardır. Bu şekilde ibadet için melekler yeterlidir.
İnsanın meleklerden farklılığı ve üstünlüğü, ibadeti, kendi tercihiyle, nefis ve şeytana galib gelerek gerçekleştirmesidir. Nefis ve şeytana galib gelerek ibadet yolunu seçen insanlar, meleklerden daha üstün makamlara çıkmakta ve Allah'ın en değerli, en yakın kulları olmaktalar.
Fakat bazı insanlar, yaratılış maksadlarına uygun davranmayarak,...